2026-2027
Mustafa Kemal, 1918 yılında böbrek rahatsızlığının tedavisi için gittiği Viyana’dan arkadaşı Doktor Rasim Ferit Bey’e aşağıdaki mektubu yazmıştır. Mektubu okuyunuz ve soruları mektuptan hareketle cevaplayınız.
Doktor Rasim Ferit Beyefendiye
5 Haziran 1918
Azizim Doktor;
İstanbul’a avdet etmiş olduğunuzu kabul ederek bu mektubu yazıyorum.
Sizce malum olan rahatsızlığım, burada Doktor Buyes’in (Bayes) tavsiyesiyle müracaat ettiğim Profesör Zuckerkandl (Sukakandl) tarafından da aynen kabul edildi. Kolibasilden başka bir şey bulunmadı. Cottage (Katıc) Sanatoryumuna girdim. Profesör bizzat tedavi ediyor.
Üç hafta burada kaldıktan sonra üç hafta kadar da “cure” (kür) için bir hamama gitmeyi tavsiye ediyor. Rahatım çok iyidir. Istırabım yoktur. (…) Daha sarih bir cevap beklerim.
Gözlerinizden öperim kardeşim.
Mustafa Kemal
Sadi Borak, Öyküleriyle Atatürk’ün Özel Mektupları
kür: özel tedavi yöntemi · ıstırap: ağrı ve acı içinde olma durumu
1.1. Mektuptaki altı çizili kelimelerin metindeki anlamını karşılayan günümüz Türkçesindeki kelimeleri yazınız. (4 puan)
| avdet | malum | müracaat | sarih |
|---|---|---|---|
| ……… | ……… | ……… | ……… |
1.2. Mektuptan bir nesnel ve bir öznel ifade yazınız. Öznel ifadeyi neden öznel kabul ettiğinizi açıklayınız. (4 puan)
1.3. Mektubun hitap ve kapanış ifadelerinden hareketle Mustafa Kemal ile Doktor Rasim Ferit Bey arasındaki ilişkiye dair bir çıkarımda bulununuz. (2 puan)
Aşağıda Mehmet Kaplan’ın 24 Haziran 1940’ta İstanbul’dan arkadaşı Âli’ye yazdığı mektuptan bir bölüm verilmiştir. Metni okuyunuz ve soruları metinden hareketle cevaplayınız.
(…) Bu ay içinde Dostoyevski’nin Karamazof Kardeşler’ini okudum. Almanca kısaltılmamış güzel tercümesi hoşuma gitti. Hiç sıkıntı çekmedim, bu tuhafıma gitti. (…) Karamazoflar romanı şimdiye kadar okuduklarıma hiç benzemiyor. Umumiyetle romanlarda aşk çok yer işgal ediyordu ve hislerin tahlili için de bir nevi mücerretlik görüyordum. Burada canlı insanlar kaynaşıyor. On tane adamın hayatı kafamda ayrı ayrı yaşıyor. (…) Kahramanların tahlilleri, hikâyeleri geniş yer alıyor. Sonra teknik bakımından en mühimi, bizzat şahısların görünmesi, söylemesi, hareket etmesidir. Bütün roman konuşmalardan ibaret gibi bir şey. Stendhal’de (Stendal) bu yoktu. Onun şahısları bir, iki cümle söyler. Konuşmalarda şahıslar daha çok beliriyor. Mamafih Dostoyevski’nin romanında bir idealizm havası da var. Fakat bu şahısların karakterinden çıkıyor, bu idealizm de mücerret değil, aptallıklarla karışık. Sonra, bir sahife sonra ne olacağı belli değil; derhal başka bir vaka ve şahısla karşılaşıyoruz. Diğer Rus romanlarında da dikkat ettim ve ben bu hâle mazi koridoru diyorum. Her şahsın mazisi, terbiyesi, alâkaları uzun yer tutuyor, sonra asıl vakaya geliniyor. Halbuki Fransız romanlarında bu mazi koridoru yoktur. Yalnız vaka sathı vardır. Bana Rus usulü daha derin ve psikolojik geliyor. Bu roman bende yine roman yazmak arzusunu canlandırdı fakat hazır değilim. İlerde muhakkak yazmak istiyorum. Bütün emelim bu. (…)
Mehmet Kaplan, Âli’ye Mektuplar (haz.: Zeynep Kerman, İnci Enginün)
umumiyetle: genellikle · mücerret: soyut · mamafih: bununla birlikte · mazi: geçmiş · satıh: yüzey
2.1. Mektuptaki altı çizili kelimelerin sözlük anlamlarından bazıları aşağıda verilmiştir. Cümlelerin bağlamından hareketle bu kelimelerin metinde hangi anlamda kullanıldığını belirleyiniz ve anlamın numarasını tablonun son sütununa yazınız. (8 puan)
| Kelime | Sözlük anlamları | Metindeki anlamı |
|---|---|---|
| tahlil | 1. Bileşik bir maddenin birleşimindeki yalın maddelerin niteliğini veya niceliğini anlamak için yapılan iş; analiz. 2. Çözümleme. |
……… |
| kaynaşmak | 1. Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek. 2. Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek. 3. Birbirine iyice uymak. 4. (mecaz) Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak. |
……… |
| idealizm | 1. Ülkücülük. 2. (felsefe) Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve varlığı insan düşüncesinin kurduğunu kabul eden öğretilerin genel adı. |
……… |
| vaka | 1. Olay. 2. (tıp) Herhangi bir hastalığa yakalanma durumlarından her biri. |
……… |
2.2. Yazarın “mazi koridoru” ifadesiyle neyi kastettiğini açıklayınız. Yazarın bu ifadeden hareketle Rus romanlarını Fransız romanlarıyla hangi yönden karşılaştırdığını yazınız. (6 puan)
2.3. Mektubun bu bölümünden hareketle yazarın iyi bir romanda aradığı iki özelliği yazınız. Yazarın romanla ilgili düşüncelerine mektubunda yer vermesinin mektup türünün işlevi hakkında neyi gösterdiğini açıklayınız. (6 puan)
Aşağıda Şairlik adlı Karagöz oyunundan bir bölüm verilmiştir. Metni okuyunuz ve soruları metinden hareketle cevaplayınız.
ŞAİRLİK
HACİVAT — Maşallah, beyim efendim! Safâ geldiniz!
ÇELEBİ — Safâda dâim ol, Hacivat Çelebi!
KARAGÖZ — (Pencereden.) “Vefa’da dayım ol.” diyor.
(…)
HACİVAT — Zann-i âcizâneme kalırsa bu sefer gelişiniz tehi yere değil.
(…)
ÇELEBİ — Bendenizin buraya gelmemin sebebi: Buraya bir muammâ ta’lîkıyle bu mahalde âşıkların imtihan olmasını arzu ediyorum. Sizin ahbaplarınızdan şair var mıdır?
HACİVAT — Vardır efendim. Zât-ı âlîniz de bilirsiniz o zâtı.
ÇELEBİ — Kim o, Hacivat?
HACİVAT — Refîkim meczub Karagöz.
KARAGÖZ — (İçeriden.) Zevzek...! Göya beni methediyor!
ÇELEBİ — Pekâlâ, Hacivat! Siz ona haber verin. Bendeniz de gideceğim, Selânik tarafından bir âşık gelmiş, onunla görüşeceğim. Bir muammâ asmak için ne kadar para lâzım?
HACİVAT — Azdan az dört âşık gelse yirmi lira masârif olur.
ÇELEBİ — Pekâlâ, Hacivat Çelebi! Siz şu parayı alınız da icabına bakın! Ben yine sizi görürüm. Allahaısmarladık!
safâ: rahat, kaygısız ve sakin olma · dâim: sürekli, sonsuz olan · Vefa: İstanbul’da bir semt · zann-i âcizâne: ben zavallının zannı · tehi: boş · muammâ ta’lîk etmek (muamma asmak): âşıklık geleneğinde bir konuyu manzum bilmece biçiminde düzenleyip herkesin göreceği bir yere koymak · âşık: halk ozanı · zât-ı âlî: yüce kişi (saygı için “siz” yerine kullanılır) · refîk: arkadaş · meczub: aklını yitirmiş kimse · zevzek: geveze · göya: güya, sözde · masârif: giderler, masraflar
3.1. Bu bölümün Karagöz oyununun hangi bölümüne ait olduğunu yazınız. Cevabınızı bu bölümün iki özelliğini metinden örneklerle açıklayarak gerekçelendiriniz. (6 puan)
3.2. Metnin yapı unsurlarını belirleyerek tabloya yazınız. (8 puan)
| Yapı unsuru | Metindeki karşılığı |
|---|---|
| Kişiler ve sosyal konumları | …………………… |
| Mekân | …………………… |
| Olay | …………………… |
| Çatışma | …………………… |
3.3. Karagöz’ün “Vefa’da dayım ol.” ve “Zevzek...! Göya beni methediyor!” sözlerini Hacivat ile Çelebi’nin dil ve üslubuyla karşılaştırınız. Bu karşılaştırmadan hareketle kişilerin eğitim durumları ve kişilik özellikleriyle dil ve üslupları arasındaki ilişkiyi açıklayınız. (6 puan)
Elif, ilçesindeki halk kütüphanesinin çalışma salonu erken kapandığı için kütüphane müdürlüğüne bir dilekçe yazmış (I. metin), ardından bu girişimini teyzesine bir mektupla anlatmıştır (II. metin). Metinleri okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
I. METİN
……………… İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
………………
Kütüphanenizin çalışma salonu hafta içi saat 17.30’da kapanmaktadır. Okul çıkışında kütüphaneye gelen öğrenciler, salonun erken kapanması nedeniyle ders çalışmak için yeterli zaman bulamamaktadır. Bu durum özellikle sınavlara hazırlanan öğrencileri olumsuz etkilemektedir. Sınav dönemlerinde çalışma salonunun hafta içi saat 21.00’e kadar açık tutulmasını istiyorum.
Gereğini bilgilerinize arz ederim.
| Adres: ……………… T.C. Kimlik No: ……………… İletişim Bilgileri: ……………… Ek: Öğrenci imza listesi (2 sayfa) |
09.11.2026 İmza Elif Kaya |
II. METİN
………………, 18 Kasım 2026
Sevgili Teyzeciğim,
Nasılsın? Ben iyiyim; derslerim yoğun ama keyifli geçiyor. Sana geçen hafta yaşadığım küçük bir maceradan söz etmek istiyorum. Biliyorsun, okuldan sonra ilçemizdeki halk kütüphanesinde ders çalışıyorum. Ama çalışma salonu 17.30’da kapandığı için daha kitabımı açar açmaz toparlanmak zorunda kalıyorum. Arkadaşlarımla konuşup kütüphane müdürlüğüne bir dilekçe yazmaya karar verdik. Hayatımda ilk kez resmî bir yazı yazdım; inanır mısın, “arz ederim” diye yazarken ellerim titredi! Şimdi heyecanla cevap bekliyoruz.
Kendine çok iyi bak, gözlerinden öperim.
Seni çok seven yeğenin
Elif
(Bu metinler soru için hazırlanmıştır.)
4.1. Dilekçenin yapı unsurlarından dördünü I. metindeki karşılıklarıyla birlikte yazınız. (4 puan)
4.2. I. ve II. metni aşağıdaki ölçütlere göre karşılaştırarak tabloyu doldurunuz. (8 puan)
| Ölçüt | I. Metin | II. Metin |
|---|---|---|
| Alıcı ve hitap biçimi | …………………… | …………………… |
| Yazılış amacı | …………………… | …………………… |
| Dil ve üslup | …………………… | …………………… |
| Kişisel duygulara yer verilmesi | …………………… | …………………… |
4.3. I. metnin “Gereğini bilgilerinize arz ederim.” cümlesiyle bitirilmesinin nedenini dilekçenin özellikleriyle ilişkilendirerek açıklayınız. (3 puan)
Bir öğrenci, Nurullah Ataç’ın aşağıdaki metnini okumadan önce yalnızca başlığına bakarak bir tahminde bulunmuş, metni değerlendirmek için de kendine iki beğeni ölçütü belirlemiştir. Metni ve öğrencinin notlarını okuyunuz, soruları cevaplayınız.
Okuruma Mektuplar
Neden Okuruma Mektuplar? onu bir anlatayım. “Hoşuma gitti de onun için” deyip geçebilirim, yalan da olmaz: beğenmesem seçer miydim bu adı? bir başkasını arardım. (…)
Bir kere her yazı mektuptur. Şiir, hikâye olsun, deneme, eleştirme olsun, hepsi birer mektuptur. (…) Her yazı bir mektup olduğu gibi her resim, her ezgi, her yapı da birer mektuptur. Düşünen, duyan bir kimseden, düşünen, duyan başka kimselere haber, selâm iletecek bir mektup. (…)
Ben de, ey bilmediğim, görmediğim okurlarım, size sunuyorum bu yazıları. “Öyleyse neden ‘Okurlarıma Mektuplar’ demiyorsun?” diyeceksiniz. Hepinize birden söylemiyorum da onun için. Her birinize ayrı ayrı söylüyorum. (…)
Şunu da söyleyebilirsiniz: “Her yazı bir mektup sayılacağına göre bunlara Mektup’tan başka bir ad koymak daha doğru olmaz mı?..” Evet, her yazı bir mektuptur, ama her yazı mektup gibi yazılmaz. Mektup yazan adam ille bir konuda kalacağım diye çırpınmaz, oradan oraya geçer, yukarıda bir söyleyeceğini unutmuşsa onu aşağıya yazıverir, kendinden açar, ahbaplarını, arkadaşlarını anlatır. Ben de size bu mektupları öyle yazmak istiyorum. Bir eksikliktir, bir kusurdur, bilirim, ama ne yapayım? Elimde değil: ben bir konuya bağlanamıyorum, konuşur gibi, mektup yazar gibi, ondan ona geçeyim diyorum. (…)
Daha çok şeyler söyleyecektim size bu mektubumda. (…) Ama pek uzun olurdu mektubum, okumaz, atardınız. Unutmazsam, bir dahaki mektuplarım o konular üzerinde olur.
4 Şubat 1951
Nurullah Ataç, Okuruma Mektuplar
| Öğrencinin okuma öncesi tahmini | Öğrencinin beğeni ölçütleri |
|---|---|
| “Bu kitapta yazar, okurlarından gelen mektupları yayımlamış ve her birine ayrı ayrı cevap vermiştir.” | 1. Yazar, okurla konuşur gibi içten bir dil kullanmalıdır. 2. Yazı tek bir konu etrafında, düzenli bir biçimde ilerlemelidir. |
5.1. Öğrencinin okuma öncesi tahmininin hangi yönüyle doğrulandığını, hangi yönüyle doğrulanmadığını metinden kanıtlar göstererek değerlendiriniz. (5 puan)
5.2. Metni öğrencinin birinci beğeni ölçütüne göre değerlendiriniz. Değerlendirmenizi metinden iki örnekle destekleyiniz. (5 puan)
5.3. Metin, öğrencinin ikinci beğeni ölçütünü karşılamamaktadır. Yazarın bu yazma biçimini neden seçtiğini metinden hareketle açıklayınız. Bu ölçütün söz konusu metni değerlendirmek için uygun olup olmadığını gerekçesiyle tartışınız. (5 puan)
Ece, sınıf arkadaşlarıyla birlikte belediyenin kültür merkezinde düzenlenen bir Karagöz gösterisini izlemek istemektedir. Bunun için kültür merkezine bir e-posta yazmış, göndermeden önce taslağı kontrol etmesi için öğretmenine göstermiştir. E-posta taslağını okuyunuz ve soruları cevaplayınız.
Kimden: ………@………
Kime: ………@………
Konu:
Ek:Slm,
Ben ……… Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Ece. Türk Dili ve Edebiyatı dersinde Karagöz oyunlarını işledik ve Yazıcı adlı oyunu sınıfta rollere ayrılarak okuduk. Şimdi de bir gölge oyununu perdede izlemek istiyoruz. Kültür merkezinizde 14 kasım cumartesi günü yapılacak gösteriye 30 kişilik bir grupla katılabilirmiyiz? Katılacak arkadaşlarımın listesini ekte gönderiyorum. Öğretmenimizde gösteriden sonra Karagöz ile Hacivatı seslendiren sanatçıyla kısa bir söyleşi yapmak istiyor.
Bize hemen dönüş yaparsanız süper olur. Tşk.
Ece
(Bu metin soru için hazırlanmıştır.)
6.1. E-postanın üst bilgi alanlarında ve hitabında e-posta yazma kurallarına uymayan üç durumu belirleyiniz. Her birinin nasıl düzeltilmesi gerektiğini yazınız. (6 puan)
6.2. E-postanın metninde dört yazım ve noktalama yanlışı bulunmaktadır. Bu yanlışları bulunuz; doğru yazılışlarını ve uyulmayan kuralı tabloya yazınız. (8 puan)
| Yanlış kullanım | Doğru kullanım | Uyulmayan kural |
|---|---|---|
| …………………… | …………………… | …………………… |
| …………………… | …………………… | …………………… |
| …………………… | …………………… | …………………… |
| …………………… | …………………… | …………………… |
6.3. E-postanın son paragrafını ve imza bölümünü alıcıya uygun, rica bildiren resmî bir dille ve yazım, noktalama kurallarına uyarak yeniden yazınız. (6 puan)
| SORU NO | ÖĞRENME ÇIKTISI | BECERİLER |
|---|---|---|
| 1 | TDE2.2. “Bir Diyeceğim Var!” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme | KB1.7. Belirleme; KB2.5. Sınıflandırma Becerisi; KB2.10. Çıkarım Yapma Becerisi |
| 2 | TDE2.2. “Bir Diyeceğim Var!” temasında ele alınan metinlerde anlam oluşturabilme | KB1.7. Belirleme; KB2.7. Karşılaştırma Becerisi; KB2.14. Yorumlama Becerisi |
| 3 | TDE2.3. “Bir Diyeceğim Var!” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme | KB2.4. Çözümleme Becerisi; KB2.5. Sınıflandırma Becerisi; KB2.7. Karşılaştırma Becerisi |
| 4 | TDE2.3. “Bir Diyeceğim Var!” temasında ele alınan metinleri çözümleyebilme | KB2.4. Çözümleme Becerisi; KB2.7. Karşılaştırma Becerisi; KB1.7. Belirleme |
| 5 | TDE2.4. “Bir Diyeceğim Var!” temasında ele alınan metinlerden hareketle okuma sürecini değerlendirebilme | KB2.16. Muhakeme (Akıl Yürütme) Becerisi; KB3.3. Eleştirel Düşünme Becerisi; KB2.15. Yansıtma Becerisi |
| 6 | TDE4.3. Günlük hayatta karşılaşılan durumlara ilişkin duygu ve düşüncelerini etkili kullanacağı yazısı için kural uygulayabilme | KB1.3. Yazma; KB1.7. Belirleme; KB2.13. Yapılandırma Becerisi |
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | TOPLAM |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 10 | 20 | 20 | 15 | 15 | 20 | 100 |
Doğru cevap:
1.1. Her kelimenin günümüz Türkçesindeki karşılığının doğru yazılması 1 puandır (4 × 1 = 4 puan): avdet: dönme, dönüş (geri dönmek) (1 puan); malum: bilinen (1 puan); müracaat: başvuru, başvurma (1 puan); sarih: açık, belirgin (1 puan).
1.2. Nesnel bir ifadenin yazılması (2 puan): “Kolibasilden başka bir şey bulunmadı.”, “Cottage (Katıc) Sanatoryumuna girdim.”, “Profesör bizzat tedavi ediyor.”, “Üç hafta burada kaldıktan sonra üç hafta kadar da ‘cure’ (kür) için bir hamama gitmeyi tavsiye ediyor.” cümlelerinden biri. Öznel bir ifadenin yazılması (1 puan): “Rahatım çok iyidir.” ya da “Istırabım yoktur.” Gerekçe (1 puan): Bu ifadenin yazarın kendi duygu ve durumuna ilişkin kişisel bir değerlendirme olduğunun, doğruluğunun başkaları tarafından kanıtlanamayacağının belirtilmesi.
1.3. “Azizim Doktor;” hitabı ile “Gözlerinizden öperim kardeşim.” kapanış ifadesinden hareketle iki kişi arasında kardeşçe bir yakınlık, samimi bir dostluk ve güven bulunduğunun (“Beyefendi” ve “siz” kullanımına bağlı olarak bu yakınlığın saygıyla birlikte yürüdüğünün) belirtilmesi (2 puan).
Örnek doğru cevap:
1.1. avdet: dönüş; malum: bilinen; müracaat: başvuru; sarih: açık.
1.2. Nesnel ifade: “Kolibasilden başka bir şey bulunmadı.” Öznel ifade: “Rahatım çok iyidir.” Bu cümle öznel bir ifadedir, çünkü Mustafa Kemal burada kendi durumunu nasıl hissettiğini anlatmaktadır; bu kişisel değerlendirmenin doğruluğu başkaları tarafından kanıtlanamaz.
1.3. Mustafa Kemal’in Rasim Ferit Bey’e “Azizim Doktor” diye seslenmesi ve mektubu “Gözlerinizden öperim kardeşim.” diye bitirmesi, ikisi arasında kardeş gibi samimi, saygıya ve güvene dayanan bir dostluk olduğunu gösterir.
Yanlış cevap:
1.1. Kelimelerin bağlamla uyuşmayan karşılıklarla açıklanması (ör. “avdet” için “ayrılış”, “sarih” için “kesin olmayan”) yanlış kabul edilir.
1.2. Nesnel ve öznel ifadelerin yer değiştirmesi (ör. “Kolibasilden başka bir şey bulunmadı.” cümlesinin öznel olarak gösterilmesi), mektupta yer almayan ifadelerin yazılması ve gerekçe gösterilmemesi yanlış kabul edilir.
1.3. Hitap ve kapanış ifadelerine dayanmayan ya da iki kişi arasında resmî, mesafeli bir ilişki olduğunu ileri süren cevaplar yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.
Doğru cevap:
2.1. Her kelimenin metindeki anlamının doğru belirlenmesi 2 puandır (4 × 2 = 8 puan):
- tahlil: 2. anlam (“Çözümleme.”) (2 puan)
- kaynaşmak: 2. anlam (“Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek.”) (2 puan)
- idealizm: 1. anlam (“Ülkücülük.”) (2 puan)
- vaka: 1. anlam (“Olay.”) (2 puan)
Bir kelime için birden fazla anlam numarasının yazılması durumunda o kelimeye puan verilmez.
2.2. “Mazi koridoru” ifadesiyle romanda her kişinin geçmişinin, yetişme biçiminin (terbiyesinin) ve ilgilerinin uzun uzun anlatıldığı, asıl olaya ancak bu bölümden geçilerek ulaşılan anlatım kastedilmektedir (3 puan). Karşılaştırma yönü (3 puan): Rus romanlarında kişilerin geçmişine ve iç dünyasına geniş yer verildiği için anlatım derin ve psikolojiktir; Fransız romanlarında ise bu “koridor” yoktur, yalnızca olayın yüzeyi (sathı) anlatılır. Yani iki roman geleneği kişileri ele alış biçimi (kişilerin geçmişini ve ruh dünyasını anlatıp anlatmama) bakımından karşılaştırılmıştır.
2.3. Yazarın iyi bir romanda aradığı özelliklerden ikisinin yazılması (2 × 1 = 2 puan): Canlı, gerçek insanlara benzeyen kişilerin bulunması; kişilerin ruh dünyasının derinlemesine (psikolojik olarak) çözümlenmesi; kişilerin anlatıcının aktarmasıyla değil kendi konuşmaları ve hareketleriyle görünmesi; kişilerin geçmişine ve yetişme biçimine yer verilmesi; aşk gibi tek bir konunun soyut biçimde işlenmemesi. Mektup türünün işleviyle ilgili açıklama (4 puan): Mektupların yalnızca haber alıp vermeye yarayan yazılar olmadığının; yazarın okuduğu eserlere, edebiyata ve sanata ilişkin düşüncelerini paylaştığı, yazarın düşünce dünyasını ve yazıldığı dönemin edebiyat hayatını yansıttığı için belge değeri taşıyan (edebî mektup niteliğinde) metinler olabileceğinin belirtilmesi.
Örnek doğru cevap:
2.1. tahlil: 2; kaynaşmak: 2; idealizm: 1; vaka: 1.
2.2. Yazar “mazi koridoru” ifadesiyle romanda her kişinin geçmişinin, yetişme biçiminin ve ilgilerinin uzun uzun anlatıldığı, asıl olaya ancak bu bölümden geçilerek varılan anlatımı kastetmektedir. Yazar bu ifadeden hareketle Rus ve Fransız romanlarını kişileri ele alış biçimi bakımından karşılaştırır: Rus romanları kişilerin geçmişini ve iç dünyasını anlattığı için daha derin ve psikolojiktir; Fransız romanlarında ise yalnızca olayın yüzeyi vardır.
2.3. Yazar iyi bir romanda canlı insanlar görmek ve kişilerin ruh dünyasının derinlemesine çözümlenmesini istemektedir. Yazarın bir romanla ilgili düşüncelerini mektubunda anlatması, mektubun yalnızca haberleşmeye yarayan bir yazı olmadığını gösterir. Mektup, yazarın edebiyat ve sanat üzerine düşüncelerini paylaştığı, onun düşünce dünyasını ve döneminin edebiyat ortamını yansıtan, belge değeri taşıyan bir türdür.
Yanlış cevap:
2.1. Kelimelerin metinde kullanılmadığı anlamların numarasının yazılması (ör. “tahlil” için 1. anlamın, “vaka” için 2. anlamın yazılması) ya da bir kelime için birden fazla anlam numarasının yazılması yanlış kabul edilir.
2.2. “Mazi koridoru” ifadesinin gerçek anlamıyla (eski bir binanın koridoru) açıklanması, karşılaştırmanın Rus ve Fransız romanlarını kişileri ele alış biçimi dışında metinde yer almayan yönlerden (ör. romanların uzunluğu, yazarlarının yaşadığı dönem) yapıldığının yazılması yanlış kabul edilir.
2.3. Metinde yer almayan roman özelliklerinin yazılması (ör. “Romanda aşk ön planda olmalıdır.”) ve mektup türünün işlevine değinmeyen, yalnızca “Mektup haberleşmek için yazılır.” biçimindeki cevaplar yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.
Doğru cevap:
3.1. Bölümün “fasıl (asıl oyun)” olarak belirtilmesi (2 puan). Fasıl bölümünün iki özelliğinin metinden örnekle açıklanması (2 × 2 = 4 puan):
- Asıl olay bu bölümde başlar: Çelebi’nin bir muamma asarak âşıkları sınamak istemesi, Hacivat’tan şair bulmasını isteyip masraf için para vermesi oyunun asıl konusunu (şairlik) ortaya koyar.
- Oyuna Karagöz ve Hacivat dışındaki tipler katılır: Çelebi tipi oyuna dâhil olmuş, Selânik tarafından gelen bir âşıktan da söz edilmiştir.
- Konuşmalar, muhavere bölümündeki gibi asıl konudan bağımsız bir söyleşme değil, olayı ilerleten konuşmalardır.
Bölümün mukaddime (giriş), muhavere (söyleşme) ya da bitiş olarak belirtilmesi durumunda bu maddeden puan verilmez.
3.2. Tablodaki her satırın doğru doldurulması 2 puandır (4 × 2 = 8 puan):
| Yapı unsuru | Metindeki karşılığı |
|---|---|
| Kişiler ve sosyal konumları | Hacivat: okumuş, görgü kurallarını bilen, aracılık yapan mahalle sakini; Çelebi: varlıklı, kibar, süslü konuşan İstanbul beyefendisi; Karagöz: okumamış halk adamı (2 puan) |
| Mekân | Hacivat ile Karagöz’ün evlerinin bulunduğu mahalle (“bu mahal”); Karagöz’ün evi ve penceresi (Karagöz konuşmaları pencereden ve içeriden dinler) (2 puan) |
| Olay | Çelebi’nin bir muamma asarak âşıkları sınamak istemesi; Hacivat’ın arkadaşı Karagöz’ü şair olarak önermesi ve masraf için Çelebi’den para alması (2 puan) |
| Çatışma | Hacivat ile Karagöz arasındaki karşıtlık: Hacivat’ın Karagöz’ü onun haberi olmadan “meczub” diyerek şair diye önermesi ve parayı alması, Karagöz’ün buna alaycı bir tepki vermesi; okumuş, süslü konuşan kesim ile halk adamı arasındaki dil ve anlayış farkı (2 puan) |
Kişiler satırında üç kişinin de belirtilip en az ikisinin sosyal konumunun doğru verilmesi gerekir; yalnızca adlar yazılmışsa 1 puan verilir.
3.3. Hacivat ve Çelebi’nin dil ve üslubunun açıklanması (2 puan): Arapça ve Farsça kelimeler, tamlamalar (zann-i âcizâne, zât-ı âlî, refîk, masârif, muammâ ta’lîk) ve nezaket kalıpları (safâ geldiniz, bendeniz) kullanmaları; bu dilin onların eğitimli, görgü kurallarına uyan, kendini halktan üstün gören kişiler olduğunu göstermesi. Hacivat’ın Karagöz’ü “meczub” sözüyle överken aslında küçümsemesinin onun dolambaçlı, örtülü konuşan kişiliğini yansıtması da bu kapsamda değerlendirilir. Karagöz’ün “Vefa’da dayım ol.” sözünün çözümlenmesi (2 puan): Karagöz’ün Çelebi’nin “Safâda dâim ol” sözünü ses benzerliğiyle tanıdık kelimelere (Vefa semti, dayı) dönüştürmesinin onun halk diliyle konuşan, okumamış bir halk adamı olduğunu gösterdiği ve güldürü oluşturduğu. “Zevzek...! Göya beni methediyor!” sözünün çözümlenmesi (2 puan): Karagöz’ün Hacivat’ın övgü gibi görünen sözündeki küçümsemeyi sezip bunu açıkça, çekinmeden söylemesinin onun özü sözü bir, düşündüğünü saklamayan, dışa dönük kişiliğini yansıttığı.
Örnek doğru cevap:
3.1. Bu bölüm Karagöz oyununun fasıl (asıl oyun) bölümüne aittir. Çünkü oyunun asıl olayı bu bölümde başlar: Çelebi, âşıkları sınamak için bir muamma asmak istediğini söyler ve Hacivat’a para verir. Ayrıca oyuna Hacivat ve Karagöz dışında Çelebi tipi de katılmıştır.
3.2. Kişiler: Okumuş ve aracılık yapan Hacivat, varlıklı ve kibar Çelebi, okumamış bir halk adamı olan Karagöz. Mekân: Hacivat ile Karagöz’ün evlerinin bulunduğu mahalle; Karagöz pencereden ve içeriden konuşur. Olay: Çelebi’nin muamma asarak âşıkları sınamak istemesi, Hacivat’ın Karagöz’ü şair olarak önerip para alması. Çatışma: Hacivat’ın Karagöz’ü onun haberi olmadan “meczub” diye önermesi ve Karagöz’ün buna tepki göstermesi; süslü konuşan okumuş kesim ile halk adamı arasındaki karşıtlık.
3.3. Hacivat ve Çelebi “zann-i âcizâne, zât-ı âlî, refîk, masârif” gibi Arapça ve Farsça kelimeler ve “Safâ geldiniz, bendeniz” gibi nezaket kalıplarıyla konuşur. Bu, onların eğitimli, görgü kurallarını bilen kişiler olduğunu gösterir. Karagöz ise “Safâda dâim ol” sözünü ses benzerliğiyle “Vefa’da dayım ol” biçimine sokarak süslü sözleri halkın bildiği kelimelere çevirir; bu, onun okumamış bir halk adamı olduğunu gösterir ve güldürü yaratır. “Zevzek...! Göya beni methediyor!” sözü ise Karagöz’ün Hacivat’ın övgü gibi görünen “meczub” sözündeki küçümsemeyi anladığını ve düşündüğünü çekinmeden söyleyen, özü sözü bir olan biri olduğunu gösterir.
Yanlış cevap:
3.1. Bölümün mukaddime, muhavere ya da bitiş olarak belirtilmesi; gerekçe olarak metinde yer almayan özelliklerin (ör. Hacivat’ın perde gazeli okuması, Karagöz’ün “sürc-i lisan ettikse affola” demesi) yazılması yanlış kabul edilir.
3.2. Kişilerin sosyal konumlarının yanlış verilmesi (ör. Karagöz’ün okumuş, Çelebi’nin yoksul biri olarak gösterilmesi), olay ve çatışmanın birbirine karıştırılması ve metinle ilgisi olmayan mekânların yazılması yanlış kabul edilir.
3.3. Kişilerin dil ve üsluplarını karşılaştırmayan, yalnızca “Karagöz komiktir.” ya da “Hacivat kibardır.” gibi gerekçesiz cevaplar ve dil ile eğitim durumu, kişilik arasındaki ilişkiyi kurmayan açıklamalar yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.
Doğru cevap:
4.1. Dilekçenin yapı unsurlarından herhangi dördünün metindeki karşılığıyla yazılması 1’er puandır (4 × 1 = 4 puan):
- Dilekçenin yazıldığı makam (kurum) ve ilçe, büyük harfle: “……… İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRLÜĞÜNE” ve altındaki ilçe adı
- Konunun ve isteğin kısa, açık biçimde anlatıldığı metin bölümü: çalışma salonunun 17.30’da kapanması sorunu ve sınav dönemlerinde 21.00’e kadar açık tutulması isteği
- Saygı bildiren bitiş ifadesi: “Gereğini bilgilerinize arz ederim.”
- Sağ altta tarih, imza ve ad-soyad: “09.11.2026, İmza, Elif Kaya”
- Sol altta adres, T.C. kimlik numarası ve iletişim bilgileri
- Ekler: “Ek: Öğrenci imza listesi (2 sayfa)”
4.2. Tablodaki her hücrenin doğru doldurulması 1 puandır (8 × 1 = 8 puan):
| Ölçüt | I. Metin | II. Metin |
|---|---|---|
| Alıcı ve hitap biçimi | Resmî bir kurum (ilçe halk kütüphanesi müdürlüğü); hitap yerine makamın adı büyük harfle yazılmıştır. (1 puan) | Yakın bir akraba (teyze); “Sevgili Teyzeciğim,” biçiminde samimi bir hitap kullanılmıştır. (1 puan) |
| Yazılış amacı | Resmî bir kurumdan bir istekte bulunmak: çalışma salonunun sınav dönemlerinde akşam 21.00’e kadar açık tutulmasını istemek (1 puan) | Haberleşmek, duygu ve düşünceleri paylaşmak: dilekçe yazma deneyimini ve heyecanını teyzesine anlatmak (1 puan) |
| Dil ve üslup | Resmî, ciddi, açık, kısa ve yalın bir dil; “arz ederim” gibi kalıp ifadeler (1 puan) | Samimi, içten, konuşur gibi bir dil; soru ve ünlem cümleleri (“Nasılsın?”, “inanır mısın”), günlük konuşma dilinden ifadeler (1 puan) |
| Kişisel duygulara yer verilmesi | Kişisel duygulara yer verilmemiş; durum nesnel biçimde, gereksiz ayrıntıya girmeden anlatılmıştır. (1 puan) | Kişisel duygulara ve ayrıntılara geniş yer verilmiştir: heyecan, ellerinin titremesi, sevgi ifadeleri (1 puan) |
Aynı anlama gelen farklı ifadeler doğru kabul edilir.
4.3. Dilekçenin resmî bir makama, yani üst makama yazıldığı için “arz ederim” ifadesiyle bitirildiğinin (üst makama arz, alt makama rica edildiğinin) belirtilmesi (2 puan); bu kalıp ifadenin dilekçenin resmî ve saygılı üslubunun bir gereği olduğunun ya da “gereği” sözüyle isteğin yerine getirilmesi için işlem yapılmasının beklendiğinin açıklanması (1 puan).
Örnek doğru cevap:
4.1. Dilekçenin yazıldığı makam büyük harfle yazılmıştır: “……… İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ MÜDÜRLÜĞÜNE”. Metin bölümünde sorun ve istek kısaca anlatılmıştır: çalışma salonunun 21.00’e kadar açık tutulması istenmiştir. Dilekçe “Gereğini bilgilerinize arz ederim.” ifadesiyle bitirilmiştir. Sağ altta tarih, imza ve ad-soyad; sol altta adres, T.C. kimlik numarası ve iletişim bilgileri yer almıştır.
4.2. Alıcı ve hitap: I. metin resmî bir kuruma yazılmış, hitap yerine makamın adı büyük harfle yazılmıştır; II. metin teyzeye yazılmış, “Sevgili Teyzeciğim,” diye samimi bir hitap kullanılmıştır. Yazılış amacı: I. metin kütüphane müdürlüğünden bir istekte bulunmak, II. metin yaşanan deneyimi teyzeyle paylaşmak amacıyla yazılmıştır. Dil ve üslup: I. metinde resmî, kısa ve açık bir dil; II. metinde samimi, konuşur gibi bir dil kullanılmıştır. Kişisel duygular: I. metinde duygulara yer verilmemiş, II. metinde heyecan ve sevgi gibi duygular anlatılmıştır.
4.3. Dilekçe resmî bir kuruma, yani üst makama yazıldığı için “arz ederim” ifadesiyle bitirilmiştir; dilekçelerde üst makama arz, alt makama rica edilir. Bu kalıp ifade, dilekçenin resmî ve saygılı üslubunun bir gereğidir.
Yanlış cevap:
4.1. Dilekçenin yapı unsuru olmayan özelliklerin yazılması (ör. “hitap”, “Sevgili” gibi samimi bir başlangıç) ve II. metinden örnek verilmesi yanlış kabul edilir.
4.2. I. ve II. metnin özelliklerinin yer değiştirmesi (ör. dilekçede samimi, mektupta resmî bir dil kullanıldığının belirtilmesi) ve tabloyla ilgisiz cevaplar yanlış kabul edilir.
4.3. Yalnızca “Dilekçeler böyle biter.” gibi gerekçesiz cevaplar ve “arz” ifadesini makamla ilişkilendirmeyen açıklamalar yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.
Doğru cevap:
5.1. Tahminin doğrulanmayan yönünün belirtilmesi (2 puan) ve metinden kanıtla desteklenmesi (1 puan): Kitap, okurlardan gelen mektuplardan ve onlara verilen cevaplardan oluşmamaktadır; yazar kendi yazılarını mektup biçiminde, tanımadığı okurlarına sunmaktadır (“Ben de, ey bilmediğim, görmediğim okurlarım, size sunuyorum bu yazıları.”). Tahminin doğrulanan yönünün belirtilmesi (1 puan) ve metinden kanıtla desteklenmesi (1 puan): Yazar okurlarına toplu olarak değil, her birine ayrı ayrı seslenmektedir (“Hepinize birden söylemiyorum da onun için. Her birinize ayrı ayrı söylüyorum.”).
5.2. Metnin birinci ölçütü karşıladığının belirtilmesi (1 puan). Bu değerlendirmeyi destekleyen iki örneğin metinden yazılıp açıklanması (2 × 2 = 4 puan). Aşağıdaki örneklerden herhangi ikisi kabul edilir:
- Okura doğrudan seslenme: “ey bilmediğim, görmediğim okurlarım”
- Okurun aklına gelebilecek soruları ve itirazları onun ağzından aktarıp cevaplama: “Öyleyse neden ‘Okurlarıma Mektuplar’ demiyorsun?” sorusu ve “Şunu da söyleyebilirsiniz:” ifadesi
- Kusurunu açıkça kabul eden içten bir itiraf: “Bir eksikliktir, bir kusurdur, bilirim, ama ne yapayım?”
- Okurla şakalaşan, samimi söyleyiş: “Ama pek uzun olurdu mektubum, okumaz, atardınız.”
- Soru cevap biçiminde, konuşur gibi ilerleyen anlatım: “Neden Okuruma Mektuplar? onu bir anlatayım.”
5.3. Yazarın bu yazma biçimini bilinçli olarak seçtiğinin metinden hareketle açıklanması (2 puan): Yazar, mektup yazan kişinin “ille bir konuda kalacağım diye çırpınmadığını”, oradan oraya geçtiğini belirtmiş ve yazılarını “konuşur gibi, mektup yazar gibi” yazmak istediğini söylemiştir; yani konudan konuya geçmek, eserine “mektup” adını vermesinin ve okurla samimi bir bağ kurma amacının gereğidir. Ölçütün uygunluğunun gerekçeli olarak tartışılması (3 puan): Ölçütün bu metin için uygun olmadığını, beğeni ölçütlerinin metnin türü ve yazarın amacı göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğini savunan cevaplar ya da ölçütün okuru yormayan, kolay izlenen bir anlatım beklentisi bakımından uygun olduğunu, ancak bu metnin mektup biçimi nedeniyle bu ölçüte göre değerlendirilirse haksızlık yapılacağını belirten cevaplar gibi metinle ve türle ilişkilendirilmiş tutarlı tüm görüşler doğru kabul edilir.
Örnek doğru cevap:
5.1. Öğrencinin tahmini büyük ölçüde doğrulanmamıştır. Kitap okurlardan gelen mektuplara verilen cevaplardan oluşmaz; yazar kendi yazılarını mektup biçiminde, tanımadığı okurlarına sunar: “Ben de, ey bilmediğim, görmediğim okurlarım, size sunuyorum bu yazıları.” Tahminin doğrulanan yönü ise yazarın okurlarına tek tek seslenmesidir: “Her birinize ayrı ayrı söylüyorum.”
5.2. Metin birinci ölçütü karşılamaktadır. Yazar okura “ey bilmediğim, görmediğim okurlarım” diye doğrudan seslenir. Ayrıca okurun aklına gelebilecek “Öyleyse neden ‘Okurlarıma Mektuplar’ demiyorsun?” sorusunu onun ağzından sorar ve cevaplar. Bu söyleyişler, yazarın okurla karşı karşıya oturmuş sohbet ediyormuş gibi içten bir dil kullandığını gösterir.
5.3. Yazar konudan konuya geçmeyi bilerek seçmiştir; çünkü yazılarını mektup gibi yazmak istemektedir ve mektup yazan kişi “ille bir konuda kalacağım diye çırpınmaz”. Bence bu ölçüt bu metni değerlendirmek için uygun değildir. Bir metni değerlendirirken türünü ve yazarın amacını dikkate almak gerekir. Yazar, okuruyla konuşur gibi samimi bir bağ kurmak istediği için bu dağınıklığı bir yöntem olarak kullanmıştır. Tek konuya bağlı, düzenli bir anlatım beklemek, metni olmadığı bir türün ölçütüyle değerlendirmek olur.
Yanlış cevap:
5.1. Tahminin tamamen doğrulandığının ya da tamamen yanlış olduğunun gerekçesiz belirtilmesi ve metinden kanıt gösterilmemesi yanlış kabul edilir.
5.2. Metnin içten bir dil kullanmadığının ileri sürülmesi, metinde yer almayan örneklerin verilmesi ve örneklerin ölçütle ilişkilendirilmemesi yanlış kabul edilir.
5.3. Yazarın bu yazma biçimini neden seçtiğini metinden hareketle açıklamayan, yalnızca “Ölçüt uygundur.” ya da “Ölçüt uygun değildir.” diyen gerekçesiz cevaplar yanlış kabul edilir. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.
Doğru cevap:
6.1. Her durum için yanlışın belirlenmesi 1 puan, düzeltmenin yazılması 1 puandır (3 × 2 = 6 puan):
- Konu satırı boş bırakılmıştır (1 puan). E-postanın içeriğini kısaca özetleyen bir konu yazılmalıdır: “14 Kasım Cumartesi Karagöz gösterisine grup katılımı hakkında” (1 puan).
- Ek alanı boştur; metinde katılımcı listesinin ekte gönderildiği söylendiği hâlde dosya eklenmemiştir (1 puan). Katılımcı listesi dosya olarak e-postaya eklenmelidir (1 puan).
- “Slm,” hitabı kısaltmadır ve resmî bir kuruma yazılan e-postaya uygun değildir (1 puan). Alıcıya uygun, saygılı bir hitap kullanılmalıdır: “Sayın Yetkili,” (1 puan).
6.2. Her yanlış için doğru kullanımın yazılması 1 puan, uyulmayan kuralın belirtilmesi 1 puandır (4 × 2 = 8 puan):
| Yanlış kullanım | Doğru kullanım | Uyulmayan kural |
|---|---|---|
| 14 kasım cumartesi | 14 Kasım Cumartesi (1 puan) | Belli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar. (1 puan) |
| katılabilirmiyiz? | katılabilir miyiz? (1 puan) | Soru eki “mı, mi, mu, mü” kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. (1 puan) |
| Öğretmenimizde | Öğretmenimiz de (1 puan) | Bağlaç olan “de, da” kendinden önceki kelimeden ayrı yazılır. (1 puan) |
| Hacivatı | Hacivat’ı (1 puan) | Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır. (1 puan) |
Kuralın öğrencinin kendi cümleleriyle doğru ifade edilmesi (ör. “Burada ‘de’ bağlaç olduğu için ayrı yazılır.”, “Kişi adına gelen ek kesmeyle ayrılır.”) tam puan alır.
6.3. Yeniden yazılan bölüm aşağıdaki ölçütlere göre puanlanır (6 puan):
| Ölçüt | Puan |
|---|---|
| İstek ve beklenti, rica bildiren nazik ve resmî bir cümleyle ifade edilmiştir (ör. “… konusunda bilgi vermenizi rica ederim.”). | 2 |
| “süper”, “Tşk.” gibi günlük konuşma diline ait ifadeler ve kısaltmalar kullanılmamış; teşekkür ve saygı bildiren uygun bir kapanış ifadesi (ör. “İlginiz için teşekkür ederim. Saygılarımla,”) yazılmıştır. | 1 |
| İmza bölümünde ad ve soyad yer almaktadır. | 1 |
| İmza bölümünde okul, sınıf ve iletişim bilgisi (ör. telefon numarası) yer almaktadır. | 1 |
| Yazılan bölümde yazım ve noktalama yanlışı yoktur. | 1 |
Örnek doğru cevap:
6.1. Konu satırı boş bırakılmıştır; “14 Kasım Cumartesi Karagöz gösterisine grup katılımı hakkında” gibi bir konu yazılmalıdır. Ek alanı boştur; metinde liste ekte gönderiliyor dendiği için katılımcı listesi dosya olarak eklenmelidir. “Slm,” hitabı kısaltmadır ve resmî bir kuruma uygun değildir; “Sayın Yetkili,” diye başlanmalıdır.
6.2. 14 kasım cumartesi → 14 Kasım Cumartesi (Belli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar.); katılabilirmiyiz? → katılabilir miyiz? (Soru eki ayrı yazılır.); Öğretmenimizde → Öğretmenimiz de (Bağlaç olan “de” ayrı yazılır.); Hacivatı → Hacivat’ı (Özel ada gelen ek kesme işaretiyle ayrılır.)
6.3. Gösteriye katılımımızın uygun olup olmadığı ve söyleşi imkânı konusunda bilgi vermenizi rica ederim. İlginiz için teşekkür ederim.
Saygılarımla,
Ece Yılmaz
……… Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi
Telefon: ………
Yanlış cevap:
6.1. E-postanın metnindeki yazım yanlışlarının bu maddede yazılması, doğru kullanılmış alanların (ör. “Kimden”, “Kime”) yanlış olarak gösterilmesi ve düzeltme önerisi yazılmaması yanlış kabul edilir.
6.2. Doğru yazılmış kelimelerin yanlış olarak gösterilmesi (ör. “Şimdi de”, “Kültür merkezinizde”), yanlışın yine kurala aykırı biçimde düzeltilmesi (ör. “katılabilir-miyiz”, “Hacivat-ı”) ve kuralın belirtilmemesi durumunda ilgili puan verilmez.
6.3. Kısaltma ve günlük konuşma dilinden ifadelerin sürdürülmesi, emir kipiyle istekte bulunulması (ör. “Hemen cevap verin.”) ve imza bölümünün yalnızca adla bırakılması durumunda ilgili ölçütlerden puan verilmez. Cevap verilmemesi durumunda 0 puan verilir.